3986a2884a03fe748994b2f195e3d4fe

KADINLAR KAPANMAMALI, ERKEKLERİN BİLİNCİ AÇILMALI

ozlemsuyevyazdı

Zaman, hanım hanımcık olmak, ezilmek değil, gücünün farkına varan kadının hayatta hak ettiği yüceliklere çıkma zamanı.

57af54ba34ed7b5a4f601c32774b78a6

8 Mart,  seslerini duyurmak isterken çalıştıkları fabrikaya kilitlenip yakılan 129 dokuma işçisi kadının hiç susmayan çığlığı ve artlarından ağlayan  on binlerce kadının ağıtıdır.

1910’dan bu yana da “Kadınlar Günü”dür. Ben, emekçi, ya da çalışan kadınlar günü gibi bir ayrımı  saçma buluyorum. Çünkü, Dünya üzerinde yaşayan  kadınların çoğu, para kazandıracak bir iş yapsalar da yapmasalar da emekçidir.  Ailesinin bakımın üslenen her kadın gerçekte, ağır ve bir o kadar da değeri bilinmeyen, hakları gasp edilmiş bir işçidir.

Türkiye’deki  kadının konumuna ve feminist  harekete baktığımızda,  batıya dönük yüzünü her geçen gün biraz daha Ortadoğu’nun karanlığına çeviren  bir ülkede ne yazık ki, kadın hareketinin yeterli ivmeye erişemediğini görüyoruz. Günümüz Türkiye’sinde,  bir çok hak elde edilmiş gibi, kanunlar var-“mış” gibi görünse de kadınlar hala, kanun uygulayıcılar tarafından  mağdur edilebiliyor. Sadece kağıt üzerinde kalan koruma kararlarının ise bir caydırıcılık içermediği ortada. Dostlar iş başında görsün mantığıyla kadınlar, psikolojisi bozuk kişilerin şiddetinden korunamazlar. Üstelik bu kişilerin mahkemeye düzgün kıyafetle gelmeleri halinde, cezai indirim alabildiği akıllara ziyan bir ülkede yaşıyorsak.

Kadını mini etek giymesi, eve gelme saatinin geç olması, onlarca kişinin tecavüzüne uğrayan kız çocuğu için rızası vardı gibi  gibi abuk sabuk nedenlerle faillere ceza indirimlerinin uygulanması ise mevcut sistemin,  düşük bilincinin bir yansımasıdır.

İstatistiki verilere baktığımızda, 2015 yılı içerisinde öldürülen kadınların büyük çoğunluğunun eşleri tarafından öldürüldüğünü görüyoruz. Bu da demek oluyor ki, bu toplumun evlilikle ilgili yeni düzenlemelere ihtiyacı var. Evlilik öncesi tarafların psikolojik analizlerinin yapılması evlilikle ilgili bir zorunluluk olmalı. Küçük yaşta kız çocuklarını evlendiren hatta bazı bölgelerde para karşılığı evlilik adı altında satanlara ise ağır cezai müeyyidelerin ciddiyetle uygulanması  Türkiye’de, kadına şiddetin bir ölçüde de önlenebilmesi için gereklidir.

cb35e901a584cf04cf4ddef040a950c8

Din başlığı altında yapılan  açıklamalarda da şiddet destekliyor. Kadını eğitmek amacıyla dövülebileceğini söyleyen gerici zihniyetler zaten kendini geliştirmeye pek de hevesi olmayan cahil kitleyi etki altına alıyor. Kadına şiddet bu tarz açıklamalarla adeta destekleniyor.

Oysa ki bu topraklar, Arap coğrafyasında değil. Burası, anaerkil sitemin baş tacı Anadolu toprakları. Kadının Ana Tanrıça olduğu dönemleri görmüş, kadınları baş tacı, hatta Han olarak ananların toprakları.

Gerçeğimiz uyanmak zorundayız. Bu uyanışı sağlamak ise kadınların işi.  Kadın, zekasıyla, yaratma yeteneğiyle, hayattaki başarılarıyla bir çok alanda  erkeklere fark atabilecek  nitelikte bir varlık.

Kadın, gücünü elinden almaya kalkanlara inat, kendini her alan da daha da fazla güçlendirmek için çaba harcamalı. Bedeninden, cinsel kimliğinden utanmamalı. Kadınlar kapanmamalı, erkelerin bilinçleri açılmalı. Hayatın tek yönünün seks olamadığını, kadının bir seks objesi olamayacağını erkekler anlamak istemese de kadınlar gerektiğin de yüzlerine haykırmalı. Kadın, kadın olmaktan ötürü, utanç veya eziklik değil, gurur duymalı. Zaman, hanım hanımcık olmak, ezilmek değil, gücünün farkına varan kadının hayatta hak ettiği yüceliklere çıkma zamanı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir